Freud: Sandığınızdan Çok daha Fazlası

Freud, onu yeterince okuyup araştırmadıysanız sandığınızdan çok daha fazlasıydı! Freud denilince akla gelen cinsellik vurgusu ve kişiliğin gelişiminde cinsellikle alakalı yorumları onun önüne geçmiş, onun yanlış anlaşılmasına, bir nokta da anlaşılmamasına neden olmuştur. Yaşadığı dönemde ortaya attığı fikirlere karşı çıkılmış, değer görmemiştir. İnanç ve Yerlikaya1 insanın kendi değerine ilişkin duygularını sarsan 3 temel şoktan sonuncusu olarak göstermektedir Freud’un davranışlarımızın temelinde bilinçdışı (bilinçaltı) güçleri göstermesini (İlki Kopernik’in dünyanın evrenin merkezi olmadığını ortaya koyması, ikincisi Darwin’in insanın canlılar aleminin efendisi değil bir parçası olduğumuzu göstermesidir.). Günümüz modern dünyasında, geçmişe yönelik değerlendirip, onu okuyup anlamadan biz de aynı hataya düşmeyelim derim. Bu yazımda öncelikle Freud hakkındaki eleştirilere değinip daha sonra günümüz psikolojisine katkılarından bahsedeceğim ve Freud hakkında birkaç bilgi vererek bitireceğim. Keyifli okumalar.

Eleştiriler

Determinizm

Hayat belki de o kadar deterministik değildir. Deterministik ise de sebep sonuç ilişkilerini yorumlamada ne kadar iyiyiz konusu gündeme geliyor. Çünkü bizler olayları geçmişe dönük inceleyerek bir neden sonuç ilişkisine varıyoruz ve yaşamdaki bütün değişkenleri dikkate alabileceğimiz bir bilgi işlem kapasitemiz yok ne yazık ki. Dolayısıyla neden sonuç ilişkisi kurmak bizim günlük hayatta pek çok kez kullanmamıza rağmen çok da başarılı olmadığımız bir sistem olabilir. Ancak kişinin davranışları, tutumları diğer pek çok psikolojik kuramda da nedenlere bağlanarak incelenmiştir. Psikoloji bilimini içselleştiren biri bu nedensel çıkarsamayı otomatik olarak yapacaktır. Çünkü davranışı ve tutumu gözlemlemek, anlamak, sonrasında da istenilen davranış ve tutumu gerçekleştirebilmek adına manipüle etmek isteriz. Kişilerin “Neden böyle davrandığını” merak ederiz. Bir sebep olmalıdır, tesadüfe dayalı olmamalıdır davranışlar. Dolayısıyla tamamıyla deterministik bir değerlendirme belki de eleştirilebilir ama unutulmamalıdır ki determinizm ilkesini belirli bir oranda bütün kuram ve teoriler kullanır. Hayat tamamı ile tesadüfe dayalı olsaydı, bütün çabalarımız boşa giderdi çünkü.

Bilimsel Yöntem

Freud’un döneminde ruhsal hastalıkları olanlar akıl hastanelerine kapatılmaktadır, bu hastalıklar fizyolojik sebeplere bağlanmaktadır. Fizyolojik bir nedeni bulunamayan ruhsal hastalıklar ise psikolojinin kapsamı dışında tutulmuştur. Freud dönemindekilerin aksine fizyolojinin dışında kişinin sağlığını etkileyebilen ruhsal deneyimler üzerinde durmuştur. O, bilimsel yöntemler izlemektense insanı anlamaya, vakalar üzerinden ve deneyimleri üzerinden çıkarsamalar yapmaya çalışmıştır. En çok eleştirildiği bir nokta da budur.

Freud’un kuramı bilimsel olarak sınanabilir değildir. Elbette bu kuramın doğrulanamamasına neden olur, ortaya koyulan bilgiler bir deney düzeneği ile tekrarlanamaz. Öyleyse, kuram yanlışlanabilir de değildir. Bilimsel yöntemlerle neden sonuç ilişkilerini inceleyen diğer kuramların da doğruluğu bir noktada tartışılabilir, hayat bir deney düzeneğinden çok daha fazlasıdır çünkü. Freud da bunun farkındadır. Psikolojinin bir bilim olarak doğduğu dönemde tıp okuyan ve psikoloji alanında çalışmalar yapan Freud, bu alanda çalışanların insanları birer robot gibi gördüğünü fark eder. Oysaki insanlar anlaşılmalı, birer birer incelenmelidir ki bu da genellenebilir ve bilimsel olmayabilir.

Cinselliğe Aşırı Vurgu- Ensest Arzular

En çok eleştiren yanıdır Freud’un, en çok gündemde olan yanıdır bir yandan da. Freud’un kişilik gelişiminde psikoseksüel basamaklar tanımladığı ve Oedipus kompleksi ile ensest ilişkilere/arzulara vurgu yaptığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bilinçdışından bahseden bu kuramın yanlışlanması mümkün olmamakla beraber, kabul etmeyeceğimiz ya da kabul etmek istemeyeceğimiz cinsellik vurguları olabilir. Ama sadece bu yönüne bakarak Freud’un çalışmalarını değerlendirmek ona haksızlık olur. Freud’un çalışmaları çok daha geniş kapsamlı ve insanı anlamaya yönelik çıkarımlar içeren çalışmalardır.

Bilinçdışı Ölüm Dürtüleri / Kötümser Bakış Açısı

Freud’a göre kişinin iki tür içgüdüsü vardır: eros ve thanatos. Eros, cinsellik içgüdüsü olarak tanımlanmakla beraber yaşamın sürdürülmesi ve türün devamlılığı ile ilişkili bütün içgüdüleri içerir. Thanatos ise saldırganlık ve ölüm içgüdüsüdür. Bilinçdışı ölüm dürtüleri eleştirilen bir nokta olmakla beraber akla yatkındır ve savaş zamanı yaşayan, bu süreçte kuramını geliştiren Freud’un kötümser bakış açısı bugünkü değerlendirmemizle anlaşılabilirdir. Her psikolog dönemindeki sosyal ve çevresel faktörlerden etkilenmiştir. Diğer eleştirilen yönü de budur Freud’un.

Sosyal ve Çevresel Faktörler

Freud kişiliğin gelişimin basamaklarını çocuklukta göstermiş, çocukluk anılarına vurgu yaparken yetişkinlerin de sosyal ve çevresel faktörlerden etkilenebileceğini göz ardı etmiştir. Kişiyi içinde bulunduğu durum dikkate alınmadan değerlendirmek de büyük bir eksiklik olacaktır. Bu yüzdendir ki Freud’u içinde bulunduğu dönemde değerlendirmek gerekir, böylelikle psikolojiye katkılarını görmemiz daha kolay olacaktır.

Freud Hakkında Bilmedikleriniz

  • Freud, ilk kapsamlı kişilik kuramını, psikanalizi oluşturmuş ve bu yönüyle diğer kuramcılara bir başlangıç noktası sağlamıştır. Pek çok kuramcı Freud’un fikirlerini dikkate alarak, karşılaştırma yaparak açıklamıştır kuramlarını.
  • Freud, psikanalitik kuramda bir buzdağı benzetmesi yaparak kişiliğimizin önemli bir kısmının buzdağının altında kalan, farkındalık dışı alanda olduğunu belirtti.
Freud buzdağı benzetmesi. Bilimç, bilinçdışı (bilinç altı).
Freud-buzdağı benzetmesi (bilinç ve bilinçdışı (bilinçaltı))
  • Ego Savunma Mekanizmaları Freud’un psikoloji bilimine en büyük katkılarındandır bana göre. Bugün hala önemli ölçüde kullanılan, değerlendirilen savunma mekanizmalarından bahsetmiştir: bastırma, yansıtma, yer değiştirme, rasyonalizasyon, özdeşleşme, yüceltme gibi.
  • Freud’a göre “hata” ve “yanılsama” farklı şeylerdir. Yanılsama arzularımızı gidermeye yönelik, bilinçdışı tarafından yönlendirilen hatalardır. Günlük Hayatın Psikopatolojisi kitabında2 unutmanın, dil sürçmelerinin (Freudyen Sürçme) sebeplerini açıklıyor. Freud dini inançları da bir yanılsama olarak değerlendirmiştir3.
  • Örtük anılar” olarak belirttiği çocukluk anılarından bahsederken Freud “Çocukluk dönemindeki belirli bir yaşantının hafızada muhafaza edilmesinin sebebi, altın değerinde oluşu değildir. Altınla bir arada bulunuyor olmasıdır.”  diyerek aslında çocukluğumuzdan hatırladığımız bir anının başka bir anlam ile örtüşen bir anı olduğunu, belirli bir sebeple hatırladığımızı belirtiyor4. Örneğin çocukluğunda kuzenleri ile oyun oynarken kuzeninin sarı çiçeğini ona saldırarak aldığını daha sonra kız ağlayarak koşunca da çiftçi karısının ona kara ekmek verdiğini hatırlayan bir danışan, on yedi yaşında aşık olduğu kızı ilk gördüğünde kızın üstündeki sarı elbiseden bahsediyor. Freud’a göre bu iki renk arasındaki sarı renkler arasında oldukça belirgin bir bağ vardır ve önemsiz gibi görünen ilk anının hatırlanması da bu yüzdendir. Lütfen çocukluğunuzla alakalı hatırladığınız ilk anıları düşünün. Çoğu oldukça önemli anılardır: düşmek, sevdiğin birini kaybetmek gibi. Önemsiz görünen anılar da aslında örtük anılar mıdır? Başka anılarla bağlantılı mıdır?
  • Rüyalar, günümüzde hala çözümlenmiş değildir. Neden rüya görürüz? Rüyaların kaynağı nedir? Hala pek çok görüş ve araştırma yapılan bu konuda Freud da derinlemesine açıklamalar yapmıştır5. Ona göre rüyaların 4 kaynağı vardır: İçsel duyusal uyarımlar, harici duyusal uyarımlar, içsel organik ve bedensel uyarımlar, psişik uyarım kaynakları.
  • Freud kokainin faydalı olduğu görüşüne sahipti, kendisi kullanmakla beraber hastalarında da kullanılmasını öneriyordu. Fakat sonraları bunun doğru olmadığını anladı.

Görüldüğü gibi Freud, yalnızca tek bir özelliğe indirgenecek kadar yavan açıklamalar da bulunmamıştır, insan doğasını anlamaya yönelik çalışmaları ve psikoloji bilimine katkıları yadsınamayacak kadar büyüktür. Bugün yalnızca Freud’u değil, herhangi bir bilim insanını ya da tarihi kişiliği incelerken takmamız gereken gözlük objektif olmalı, dönem koşulları dikkate alınmalıdır.

1. Kişilik Kuramları- Banu Yazgan İnanç, Esef Ercüment Yerlikaya

2. Günlük Hayatın Psikopatolojisi- Sigmund Freud

3. Bir Yanılsamanın Geleceği- Sigmund Freud

4. Sevgi ve Cinsellik Üzerine- Sigmund Freud

5. Rüya Yorumları- Sigmund Freud

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: