Mesleki Uzmanlaşmanın Denge Noktası Nedir?

Uluslararası iktisat alanında kullanılan temel teorilerden biri David Ricardo’nun karşılaştırmalı üstünlükler teorisidir. Ülkeler arası ticaret, ülkelerin çeşitli malları üretirken fırsat maliyetlerine göre şekillenir. Yani 2 ülkenin (A, B) ve 2 malın (x, y) olduğu basitleştirilmiş bir dünyada A ülkesi kaynaklarını hangi ürüne harcayacağı kararını verirken hangi ürünü daha verimli üretebileceğini dikkate alır. Varsayalım ki A ülkesi x ürünün üretiminde B ülkesi y ürünün üretiminde daha verimli, bu senaryoda A ülkesi y ürünü üretmek için çok fazla emek harcamak yerine, x ürünü üretip takas eder (tam tersi B ülkesi için doğrudur). Bu senaryoda iki ülke de ticaret olmayan duruma göre daha fazla ürün elde edebilir. Teoriye boğmak ya da işi karmaşıklaştırmak değil amacım (Detaylar için şekli inceleyebilirsiniz.). İşin özü, her ülke en iyi şekilde (daha az kaynak harcayarak) üretebildiği ürünü üretir ve ticaret yaparsa ticarette bulunan ülkelerin her ikisi de faydalarını artıracaktır.

Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi Ticaret Modeli

Şekilde A ülkesi tüm kaynaklarını kullanarak Ax miktarda x ya da Ay miktarda y üretebilir ya da ikisini de ürettiği bir denge seçebilir. B ülkesi ise tüm kaynaklarını kullanarak Bx miktarda b, By miktarda y ya da iki ürünü de belli miktarlarda ürettiği bir denge noktası seçebilir. İşlem yapmadan sonuca varmak doğru olmamakla beraber şekilde A ülkesi x ürününde B ülkesi y ürününde karşılaştırmalı üstünlüğe sahip gibi görünmektedir. Burada seçilecek denge noktasında eğimler yani fırsat maliyetleri dikkate alınacak, birbirine kıyasla ülkelerin karşılaştırmalı üstünlükleri belirlenecektir.

Sosyal toplum içinde var olan birey de uluslararası ticaret modelini -muhtemelen farkında olmadan- hayatında “kişiler arası ticaret” olarak uygulamaktadır. Tüm eğitim ve iş deneyimlerimiz bir alanda uzmanlaşmak üzerinedir. Böylelikle akademisyenliğin en iyi yaptığı şeylerden biri olduğunu düşünen Uluslararası İktisat hocam Dr. Serdar Sayan (ki 2 yıl sonra hala bu derste öğrendiğim bir konuda düşünüyor ve yazıyorsam sebebi iyi bir eğitmen oluşudur), bize derste uluslararası iktisat teorisi anlatırken, kıyafetlerini üretmekle uğraşan fabrikadan mağazaya birçok çalışan, yiyeceklerini ona sunan tarladan market zincirine kadar uzanan birçok çalışan hayatını kolaylaştırmakta, hayat kalitesini artırmaktaydı. Serdar Hoca da isterse kendine birkaç gün çabalayarak bir ayakkabı üretebileceğini, bahçesine meyve sebze ekip belki de birkaç hayvan edinip pekâlâ hayatını sürdürebileceğini vurguluyordu. Ama sürekli iletişim ve etkileşim halinde bulunduğumuz sosyal toplumda en iyi seçenek bu değildi. Peki en iyi seçeneğin ne olduğuna nasıl karar verebiliriz? İş genişlemesi (job enlargement) gibi kavramların iş tasarımında sıkça yer bulduğu, spesifik bir alanda uzmanlaşmanın da bir noktada motivasyonu düşürdüğü günümüzde uzmanlaşmanın hayatımızda denge noktasını nasıl belirleriz?

  • Monotonluğun düşük olduğu alanlar: Bazı alanlarda uzmanlaşmak gereklidir ve uzmanlaşma fırsatı çoktur. Yaptığınız iş yenilikler içeriyor ve siz uzmanlaştıkça sıkılmaktan ziyade daha çok merak ediyorsanız (Belki de akademi böyle bir alandır.) uzmanlaşmak ömür boyu bir süreç olabilir. O halde, uzmanlaşmamız (muhtemelen azalarak artan) bir grafik izleyecek ve hiçbir zaman bir dengeye gelmeyecektir, her zaman daha fazla uzmanlaşma imkanı mevcuttur ve yeni bir hedef olacaktır.
  • Monoton (Monotonlaşan) alanlar: Eğer deneyim arttıkça motivasyonun düştüğü, uzmanlaşmanın sınırlı olduğu bir alanda çalışıyorsak belki de yaptığımız işi çeşitlendirmek, motivasyonumuzun düştüğü noktada yeni beceriler elde etmek, edindiğimiz becerileri işimize entegre etmek gerekebilir. Öyleyse bu tür işlerde uzmanlaşmanın daha fazla mümkün görünmediği noktada bir değişim yaparak bir denge bulmaktan çok bir sıçrama yapabiliriz.

İş hayatında ne kadar derin ve ne kadar geniş bir bilgi kullanacağımız hala cevapsız bir soru olarak kalıyor. Sürekli olarak aynı alanda uzmanlaşmak mı istiyorsunuz? O halde, yaptığınız işin derinliğini dikkate almalısınız. Eğer bir noktada yaptığınız iş monotonlaşacaksa (en azından bu noktaya yakın bir zamanda erişeceğinizi öngörüyorsanız), doğru bir çalışma alanı olmayabilir sizin için. Eğer geniş bir alanda çalışmak sizin için uygunsa, o halde çeşitli periyotlar deneyimleyip, sıçramalar/değişimler yaşamanın gerekliliğini göz önünde bulundurmalısınız.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: