Taxi Driver

Yönetmen: Martin Scorsese

IMDb:8,3

SMDb (Sinem Movie Database):8

  Taxi Driver, suç, şiddet ve fuhuş ile dolu; kokuşmuş bir şehirde yalnızlaşan bireyin güç arayışını ve içinde bulunduğu durumu düzeltme çabasını yansıtıyor. Filmde ışıkların ve müziğin yanı sıra, kameranın çekim açısının doğru kullanılışı ve ağır çekim gibi tekniklerle görsel bir şölen sunuluyor. Şehrin ışıkları gitgide bulanıklaşıyor ve kirlenmiş şehri yansıtmakta yardımcı oluyor filme. Baş karakterimiz Travis, kutsallaştırdığı Betsy’yi gördüğü anda ağır çekimle beraber sunulan saksafon sesi resmen Travis’in hislerini sindirmemize yardımcı oluyor.

Filmle ilgili en sevdiğim noktalardan biri baş karakterin yerine kolayca koyması kendini seyircinin. Şehir, Hollywood filmlerinin aksine yukarıdan değil Travis’in bakış açısı ile yansıtılıyor. Silahları satın aldığı sahnede resmen katil bakış açısı ile gördüm çevreyi ve gerilimi damarlarımda hissettim.

Filmle ilgili en az sevdiğim nokta ise kurgusu. Her ne kadar görsel anlamda bir şölen yaşatsa, duyguları çok iyi geçirse de kurguyu sığ buldum. Çevresel koşulların, kirlenmiş bir şehrin yalnızlaşan bireyi suça itebileceği, şiddete yöneltebileceği mesajını vermiş olduğunu düşünüyorum filmin.  Travis’in yalnızlığı aynada kendi kendine konuşması, hayatına giren kadınlarla ilişki kuramayışı, onların duygularına dokunamayışı ve aşırılıklar karşısındaki soğukkanlılığı hatta deyimi yerindeyse tepkisizliği ile belki de yalnızlığın olası sonuçlarını gösteriyor yönetmen.

Bireyi suça itenin toplum olabileceği fikrine epeydir sahip olan biri olarak fikirlerimi desteklediğini düşünüyorum filmin. Ancak yalnızlaşan bireyin narsistik düşünceleri ve davranışları konusunda etkilendim filmden. Narsisizmi ben-merkezci olma, kendini aşırı beğenme olarak değerlendiriyordum. Filmin etkisi ile düşüncelerim yeniden şekillenmeye başladı. Narsisizmin nedenlerine bakmak gerektiğini düşünüyorum öncelikle. Bağlanma ile ilgili olan kısmını atlayarak narsisizmin travma sonrası bir çeşit savunma ihtiyacı olarak doğuşuna odaklanmak istiyorum. Taxi Driver filminde başrol oyuncusu Travis’in, Betsy’nin onu terk edişi ile narsistik davranışları ön plana çıkıyor. Bu ayrılık sonrası Travis’in güç arayışını, suça yönelimini bir çeşit savunma olarak algılayabiliriz. Narsisizmin bir başka boyutu olarak insanların aşırı idealize edilmesi veya çok olumsuz yorumlanması da karakterimizde hayat buluyor. Betsy ile ilk karşılaştığı sahneden itibaren onu idealize ettiğini fark etmek pek de güç değil. Şehri temizlenmesi gereken bir yer olarak gören Travis buradaki suçlulardan ise fazlasıyla nefret ediyor. Yine önemli bir yön olarak değerlendirdiğim toplumdan izole oluş, içsel faktörlere odaklanış da narsistik boyutta değerlendirilebilir filmde. Baş karakterin aynada kendi kendine konuştuğu sahnede yalnızlığın ve narsistik düşüncenin en çıplak haliyle yansıtıldığını görebiliriz.

En önemli olarak değerlendirdiğim yöne gelmeden önce Travis’in suçlulardan ve otoriteden nefret ettiğine yeniden vurgu yapmak istiyorum. Iris’i kurtarmak ve onu kullanan adamdan intikam almak için harcadığı çabadan, başkan adayını öldürmek için yaptığı çalışmalardan anlıyoruz ki karakterimiz bir şeyleri değiştirmek, suça ve bağımlılığa karşı çıkmak istiyor. İşte Travis karakteri üzerinde narsisizm belirtilerini doğrudan gözlemlemek mümkün hale geliyor bu noktada. Otoriteye bağımlı olma karşısında saldırgan bir tutum sergilemek, suça karşı savaşmak ve en önemlisi bütün bu karşı olduğu durumları değiştirebileceğine inanmak ve kendini başka birilerinin kahramanı olarak görmek narsistik değil de nedir? Önce başkan adayına yöneltilen öfke daha sonra Iris’i kurtarmak için suçlu olarak görülen kişilere yöneltiliyor filmde. Peki bu öfke yalnızlığa mıdır, Travis’in deyişiyle insanların soğuk ve mesafeli oluşuna mıdır, yoksa bu kirlenmiş insanlığa mıdır?

Narsisizm ile filmi ilişkilendirdikten sonra film hakkında düşüncelerimi değerlendirecek olursam farkında olmadan da olsa filmin izleyiciyi karakter ile özdeşleştirmekteki başarısı sayesinde beni içine çekişini ve kendi hayatı algılayışımla narsisizm hakkındaki düşüncelerimi yeniden şekillendirişini dikkate değer buluyorum. Görsel ve işitsel yollarla kendimi filmin içinde bulduktan sonra narsistik bakış açısını da iyice sindirmiş oldum Travis’in.  Filmde sık kullanılan bir motif olarak aynaların narsistik bakış açısının oluşumuna büyük bir katkı sağladığını da eklemeden geçmek istemiyorum. Travis’in aynada kendi ile konuştuğu sahnenin yanı sıra arabanın içindeki aynadan yolcuları gözlemleyişi de başkalarını benliğinden ayrı olarak değil benliğin bir parçası olarak gözlemlediğini gösteriyor ki bu da narsisizm ile doğrudan ilişkili.

Bu filmi detaylara önem veren, filmdeki motiflerden ve ufak detaylardan keyif alabilen kişilere şiddetle tavsiye ediyorum.

Eğer detaylardan çok bütünü ve sonucu önemsiyorsanız Taxi Driver sizin için doğru bir film tercihi olmayabilir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: